Özdağ’dan köprü ve otoyol özelleştirmelerine tepki: “Kamu ne kaybedecek?”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyolları TBMM gündemine taşıdı. Özdağ, gelir-gider tabloları, değerleme süreçleri ve 30 yıllık işletme hakkı devrine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yazılı soru önergesi verdi.

Köprü ve otoyol özelleştirmeleri TBMM gündeminde
Köprü ve otoyol özelleştirmeleri, Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ’ın verdiği yazılı soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.
Özdağ, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, özelleştirme kapsamına alınan kamu varlıklarının gelirleri, işletme giderleri, değerleme süreçleri ve 30 yıllık işletme hakkı devrine ilişkin ayrıntıların açıklanmasını istedi.
Özdağ, özellikle kamu kaynaklarıyla yapılan ve gelir üreten köprü ile otoyolların uzun süreli işletme hakkının özel sektöre devredilmesinin mali sonuçlarının ortaya konulması gerektiğini savundu.
5 Eylül tarihli karar üzerinden sorular yöneltti
Özdağ, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü başta olmak üzere çeşitli otoyol, çevre yolu ve bunlara bağlı tesislerin özelleştirme kapsam ve programına alındığını hatırlattı.
Özdağ’ın değerlendirmesine göre karar, söz konusu varlıkların mülkiyet devri dışında işletme hakkının verilmesi, kiralanması, gelir ortaklığı modeli veya benzeri yöntemlerle özel sektöre devredilmesinin önünü açıyor.
Bu kapsamda işletme hakkının 30 yıla kadar uzanabilmesine ilişkin ekonomik ve mali gerekçelerin kamuoyuna açıklanmasını isteyen Özdağ, uzun vadeli devrin kamu yararı açısından ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“600 milyon dolar mı, 804 milyon dolar mı?”
Özdağ’ın soru önergesinde köprü ve otoyollardan elde edilen gelirler de önemli başlıklardan biri oldu.
Özdağ, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık tutarın kâr değil gelir olduğunun belirtildiğini hatırlattı.
Buna karşılık kamuoyuna yansıyan farklı hesaplamalarda, KDV ve belediye payları da dahil edildiğinde vatandaşların ödediği toplam tutarın yaklaşık 804 milyon dolara ulaştığının ileri sürüldüğünü kaydetti.
Bu iki rakam arasındaki farkın hangi hesaplama yönteminden kaynaklandığının açıklanmasını isteyen
Özdağ, Bakan Şimşek’e köprü, otoyol ve çevre yollarının 2025 yılı gelirlerine ilişkin ayrıntılı veri soruları yöneltti.
Özdağ’ın Bakan Şimşek’e yönelttiği soru şöyle:
“Özelleştirme kapsamındaki her bir köprü, otoyol ve çevre yolunun 2025 yılı brüt tahsilatı ne kadardır? KDV, belediye payı ve diğer yasal kesintiler düşüldükten sonraki net gelirler ayrı ayrı ne kadardır?”
Özdağ ayrıca yaklaşık 600 milyon dolarlık gelir rakamının hangi yöntemle hesaplandığını ve KDV ile belediye paylarının bu rakama dahil edilip edilmediğini sordu.
300 milyon dolarlık gider için ayrıntılı döküm talebi
Soru önergesinde bakım, onarım ve yatırım giderleri de yer aldı.
Özdağ, Bakanlık tarafından kamuoyuna açıklanan yaklaşık 300 milyon dolarlık bakım, onarım ve yatırım giderinin ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını istedi.
Bu kapsamda bakım, onarım, yenileme, yatırım, personel, enerji, güvenlik, ücret toplama ve işletme giderlerinin ayrı ayrı açıklanması talep edildi.
Özdağ ayrıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının belgelerine dayandırılan ve 2025 yılı bakım-onarım giderlerinin yaklaşık 5 milyar 391 milyon TL, başka bir ifadeyle yaklaşık 126 milyon dolar olduğu yönündeki iddiaları da gündeme taşıdı.
Özdağ, iki rakam arasındaki farkın nedeninin açıklanmasını istedi.
Bu kapsamda Bakan Şimşek’e yönelttiği soru şu şekilde oldu:
“300 milyon dolarlık maliyet açıklaması ile yaklaşık 126 milyon dolarlık bakım-onarım gideri arasında neden bu kadar büyük fark bulunmaktadır?”
“30 yıl neden seçildi?”
Özdağ’ın önergesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, işletme hakkının 30 yıla kadar devredilebilmesine ilişkin sorular oldu.
Özdağ, 30 yıllık sürenin hangi ekonomik ve mali hesaplamalar sonucunda belirlendiğinin açıklanmasını istedi.
Bakan Şimşek’e şu soruyu yöneltti:
“İşletme hakkının 30 yıl süreyle devredilmesinin ekonomik ve mali gerekçesi nedir? Neden 10, 15, 20 veya 25 yıl yerine 30 yıl tercih edilmiştir?”
Özdağ ayrıca 30 yıllık ekonomik projeksiyonda kullanılacak trafik artış tahminleri, geçiş ücretleri, enflasyon, döviz kuru, iskonto oranı ve bakım maliyetlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Köprü ve otoyolların bugünkü ekonomik değerinin tespit edilip edilmediğini de soran Özdağ, yapılacak değerlemenin hangi kriterlere göre gerçekleştirileceğinin açıklanmasını talep etti.
“Kamu işletmeye devam etse ne kadar gelir elde edecek?”
Özdağ’ın önergesindeki bir diğer başlık ise köprü ve otoyolların kamu tarafından işletilmeye devam edilmesi ile özel sektöre devredilmesi arasındaki mali fark oldu.
Özdağ, mevcut kamu işletmeciliğinin sürmesi halinde elde edilecek gelir ile özelleştirme sonucunda ortaya çıkacak mali tablonun karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını sordu.
Özdağ değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Burada temel mesele yalnızca ihaleden ne kadar para elde edileceği değildir. Asıl sorulması gereken, devletin önümüzdeki 30 yılda bu köprü ve otoyolları işletmeye devam etmesi halinde ne kadar gelir elde edeceğidir. Kamuya ait, yatırım maliyeti büyük ölçüde geçmiş yıllarda vatandaşın vergileriyle karşılanmış ve halen ciddi gelir üreten varlıkların 30 yıllığına devredilmesinin kamu açısından mali bilançosu ortaya konulmalıdır.”
Özdağ, kamu işletmeciliği ile özel işletmecilik arasında bir maliyet-fayda analizi yapılıp yapılmadığının da açıklanmasını istedi.
Varsa iki model arasındaki 30 yıllık mali farkın kamuoyuna duyurulmasını talep eden Özdağ, böyle bir karşılaştırmanın özelleştirme kararının mali sonuçlarının değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu savundu.
Geçiş ücretlerini kim belirleyecek?
Özdağ’ın soru önergesinde vatandaşları doğrudan ilgilendiren geçiş ücretleri de yer aldı.
Özdağ, özelleştirme sonrasında köprü ve otoyol ücretlerinin kim tarafından belirleneceğini sordu.
Özel işletmecilerin yapabileceği zamların sınırlandırılması amacıyla bir formül veya tavan fiyat uygulanıp uygulanmayacağının da açıklanmasını isteyen Özdağ, bugün ücretsiz kullanılan bazı yol kesimlerinin ilerleyen yıllarda ücretli hale gelip gelmeyeceğini gündeme getirdi.
Ayrıca özel işletmecilere araç geçiş garantisi, gelir garantisi, döviz bazlı ödeme veya Hazine garantisi verilip verilmeyeceğinin açıklanmasını istedi.
“İhale öncesinde kimlerle görüşüldü?”
Özdağ, özelleştirme sürecinin hazırlık aşamasında yerli veya yabancı danışmanlık, finans, hukuk ya da değerleme şirketleriyle sözleşme yapılıp yapılmadığını da sordu.
Önergesinde piyasa yoklaması ve ön görüşme süreçlerine ilişkin sorular yönelten Özdağ, şu ifadeleri
kullandı:
“Özelleştirme süreci başlamadan önce herhangi bir yerli veya yabancı şirket, yatırım fonu, altyapı fonu ya da konsorsiyumla ön görüşme yapılmış mıdır? Piyasa yoklaması gerçekleştirilmiş midir? Gerçekleştirildiyse hangi kuruluşlarla görüşülmüştür?”
Özdağ ayrıca ihale öncesinde kamu adına bir asgari işletme hakkı bedeli belirlenip belirlenmeyeceğinin açıklanmasını istedi.
Değerleme raporları ve trafik projeksiyonlarının da kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunan Özdağ, sürecin mali ayrıntılarının şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.
“Bu varlıkların 30 yıllık gelirini bilmeden özelleştirme yapılamaz”
Köprü ve otoyolların stratejik kamu altyapıları olduğunu belirten Özdağ, özelleştirme sürecinin kamu yararı gözetilerek ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Özdağ açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Köprüler ve otoyollar sıradan ticari varlıklar değildir. Bunlar milletin vergileriyle yapılmış stratejik kamu altyapılarıdır. Eğer devlet düzenli ve yüksek gelir elde ettiği bir varlığı 30 yıllığına özel sektöre devredecekse, millet bunun hesabını bilmelidir.Bugün elde edilecek ihale bedeline bakıp önümüzdeki 30 yıl boyunca kaybedilecek kamu gelirini görmezden gelemezsiniz. Önce her köprünün, her otoyolun gerçek geliri, gerçek gideri ve 30 yıllık ekonomik değeri ortaya konulmalıdır. Ondan sonra bu işlemin kamu yararına olup olmadığı tartışılmalıdır.”
Özdağ, ihale süreci tamamlanmadan önce köprü ve otoyolların gelir-gider tabloları, değerleme raporları, trafik projeksiyonları ve özelleştirme modelinin mali ayrıntılarının kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
“Vatandaşın parasıyla yapılan varlıkların hesabı vatandaştan saklanamaz”
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, açıklamasının sonunda özelleştirme sürecinin kamuoyu tarafından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Özdağ şu ifadeleri kullandı:
“Bu yolları ve köprüleri bu millet yaptı, bedelini bu millet ödedi. Şimdi bu varlıklar 30 yıl boyunca özel işletmecilere bırakılacaksa, hangi bedelle bırakılacağını, şirketlerin ne kazanacağını ve kamunun ne kaybedeceğini millet bilmek zorundadır. Vatandaşın parasıyla yapılan kamu varlıklarının hesabı vatandaştan saklanamaz. Biz bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.”
Özdağ’ın soru önergesiyle birlikte köprü ve otoyolların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin gelir, gider, işletme süresi, değerleme ve geçiş ücretleri gibi başlıklar TBMM gündemine taşınmış oldu.
Soruların yanıtları ve özelleştirme sürecine ilişkin bundan sonraki gelişmeler, kamu varlıklarının işletme hakkının nasıl şekillendirileceği açısından önem taşıyor.
Kaynak :“Yeni Yol” Deva-Saadet-Gelecek TBMM Basın Ofisi





Yorumlar