top of page

Emekliye Açlık, Ayrıcalıklılara Refah mı? Emekliler Bu Düzeni Kabul Etmiyor

Türkiye genelinde 120 noktada alanlara çıkan emekliler, artan yoksulluğa ve ekonomi politikalarına karşı ses yükseltti. Bursa’daki eylemde sert mesajlar verildi.

Emekliler Bu Düzeni Kabul Etmiyor
Emekliler Aynı Anda 120 Noktada Alanlardaydı

Tüm Emeklilerin Sendikası, Türkiye genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği kitlesel eylemlerle emeklilerin giderek ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çekti. Bursa’daki buluşma, Şehreüstü Meydanı’nda sendikanın üç şubesinin katılımıyla gerçekleşti.


Eylemde yapılan açıklamalarda, emekliliğin artık dinlenme ve güvenli yaşam dönemi olmaktan çıkarıldığı, milyonlarca insan için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğü vurgulandı.


“Bu Bir Yanlış Değil, Bilinçli Bir Tercih”

Sendika adına okunan basın açıklamasında, emeklilerin yaşadığı yoksulluğun ekonomik zorunluluklardan değil, tercih edilen politikaların sonucu olduğu ifade edildi. Açıklamada, sosyal devlet anlayışının tasfiye edildiği ve kamusal kaynakların dar bir kesime aktarıldığı savunuldu.


Emeklilerin yıllarca üretim sürecine katkı sunduğu hatırlatılarak, bugün gelinen noktada açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmalarının “bilinçli bir sınıfsal tercih” olduğu dile getirildi.


Rakamlar Yoksulluğun Boyutunu Gözler Önüne Seriyor

Sendika tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan nüfus 16,8 milyonu aşmış durumda. Bu kitlenin yaklaşık 4,5 milyonunun, 16.881 TL düzeyindeki aylıklarla geçinmeye çalıştığı belirtiliyor.


Dul ve yetim aylıklarının bu tutarın çok altında kaldığına dikkat çekilirken, mevcut gelirlerin açlık sınırını dahi karşılamadığı, yaşanan tablonun “derin yoksulluk” olarak tanımlanması gerektiği ifade edildi.


Demokratik Haklar da Baskı Altında

Açıklamalarda yalnızca ekonomik değil, demokratik haklara yönelik sorunlara da dikkat çekildi. Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkının fiilen engellendiği, taleplerini dile getirenlerin çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığı savunuldu.


Bu durum, emeklilerin yalnızca geçim değil, onurlu yaşam ve ifade hakkı mücadelesi verdiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.


Asgari Ücret Yoksulluğun Eşiğinde

2026 yılı için açıklanan 28.075 TL net asgari ücretin, açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kaldığı ifade edildi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca temel gıda harcamalarının bu tutarı aştığı, barınma ve diğer zorunlu giderlerle birlikte yoksulluk sınırının çok daha yukarıda olduğu belirtildi.


Sendika, çalışan nüfusun önemli bir bölümünün asgari ücret civarında gelirle yaşamaya mahkûm edildiğini, emekliliğin ise bu yoksulluğun daha ağır bir biçimi haline geldiğini vurguladı.


“Enflasyona Ezdirmedik” Söylemine Tepki

Eylemde, iktidarın sıkça dile getirdiği “enflasyona ezdirmedik” söylemi de eleştirildi. Resmi enflasyon oranları ile ücret artışları arasındaki farklara dikkat çekilerek, alım gücündeki kaybın her geçen yıl derinleştiği ifade edildi.


Sendikaya göre, asgari ücret yalnızca enflasyon oranında artırılsaydı bugün çok daha yüksek bir seviyede olması gerekiyordu. Aradaki fark, emek gelirlerinin sistematik biçimde geriletildiğinin göstergesi olarak yorumlandı.


TÜİK Verilerine Güvensizlik

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin, emeklilerin gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığı savunuldu. Özellikle gıda, kira, enerji ve sağlık giderlerindeki artışların resmi verilerde olduğundan düşük gösterildiği iddia edildi.


2026 yılı başında emeklilere yapılması öngörülen zam oranlarının ise “refah artışı değil, yoksulluğun güncellenmesi” anlamına geldiği ifade edildi.


Barınma Sorunu Derinleşiyor

Eylemde barınma krizine de geniş yer ayrıldı. Büyük şehirlerde çok sayıda emeklinin yüksek kira fiyatları nedeniyle pansiyonlarda, sağlıksız konutlarda ya da geçici barınma alanlarında yaşamaya zorlandığı dile getirildi.


Sosyal konut politikalarının yetersizliği, emekliler açısından barınma hakkını fiilen ortadan kaldıran bir sorun olarak tanımlandı.


“Emekliye Kemer Sıkma, Ayrıcalıklılara Refah”

Üst düzey bürokratlara yönelik maaş artışları da eleştirilerin odağındaydı. Emekliler için bütçe gerekçesi öne sürülürken, belirli kesimler için ayrıcalıklı düzenlemelerin yapılması “adaletsizlik” olarak nitelendirildi.


Talepler Açık ve Net

Tüm Emeklilerin Sendikası, Bursa’daki eylemde taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • Tüm emeklilere seyyanen artış yapılması

  • En düşük emekli aylığının insanca yaşam düzeyine çıkarılması

  • Enflasyon kayıplarının telafi edilmesi

  • Sağlıkta katkı paylarının kaldırılması

  • Emekliler için barınma desteklerinin hayata geçirilmesi

  • Demokratik ve sendikal haklar üzerindeki baskıların sona ermesi

🟥 DERİN BAKIŞ

Emeklilerin alanlarda yükselttiği bu itiraz, yalnızca geçim sıkıntısının değil, sosyal devlet anlayışının geleceğinin de sorgulandığını gösteriyor. Milyonlarca insanın yaşamını etkileyen bu tablo, ekonomik tercihlerle mi yoksa kaçınılmaz koşullarla mı açıklanmalı?


👉 Sizce emeklilik, bugün hâlâ bir “hak” mı, yoksa bir “risk” mi?

Emeklilerin yaşam koşulları, asgari ücret ve ekonomi politikalarına dair daha önce yayımladığımız ilgili haberlere de göz atabilirsiniz.


Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page