YRP Osmangazi’den Papa 14. Leo Ziyareti Yorumu: “Bu Program Sadece Bir Anma Değil”
- Mert Morava

- 6 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Yeniden Refah Partisi Osmangazi İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Okan Aşçı, Papa 14. Leo’nun Kasım ayında Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyaretle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Katolik dünyasının ruhani liderinin Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ve diğer Hıristiyan liderlerle birlikte Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı kapsamında düzenlenecek törene katılmasının, yalnızca dini bir etkinlik olarak görülmemesi gerektiğini savunan Aşçı, ziyaretin diplomatik ve politik bir boyuta sahip olduğunu belirtti.
Aşçı’ya göre Papa’nın Türkiye programı, “sadece tarihsel bir anmanın ötesinde” bir anlam taşıyor.
Özellikle Papa Francesco’nun Nisan ayında vefatı nedeniyle ertelenen programın, yeni Papa 14. Leo’nun göreve gelir gelmez yeniden planlanması ve 27 Kasım’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme detayının eklenmesi, ziyareti çok daha dikkat çekici hale getiriyor.
Okan Aşçı, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:“Papa’nın ziyareti hac olarak lanse ediliyor ama bu açıklama gerçeğin üzerini örten bir perde niteliğinde. Bu buluşma Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Türkiye’nin pozisyonuna yönelik mesajlar barındırıyor.”
İznik’in Seçilmesinin Stratejik Boyutu
Ziyaret kapsamında öne çıkan İznik bölgesi, hem Hristiyan dünyasının tarihsel hafızasında hem de mezhepler arası diyaloğun sembolik alanı olarak değerlendiriliyor. Aşçı’ya göre Vatikan ve Fener Rum Patrikhanesi, İznik’i yalnızca manevi bir merkez olarak değil, aynı zamanda politik anlamı da güçlü bir konum olarak nitelendiriyor.
Birinci İznik Konsili’nin MS 325’te Roma İmparatoru Constantinus’un öncülüğünde toplanması, Hristiyanlık açısından doktrinlerin belirlendiği kritik bir döneme işaret ediyor. Bu nedenle İznik’in 1700. yıl dönümü, sadece dini bir hatırlatma değil, aynı zamanda tarihsel bir sembolün günümüzde yeniden gündeme taşınması olarak görülüyor.
Aşçı, bu sebeple İznik’in seçilmesinin “tesadüf olmadığını” savunarak, bölgenin dini bir ziyaretin ötesinde uluslararası mesajlara sahne olabileceğini dile getirdi.
Aşçı’dan Lozan ve Egemenlik Uyarısı
Okan Aşçı, ziyaretin Lozan Antlaşması çerçevesinde tartışılması gerektiğini savunarak, geçmişte yaşanan bir örneğe dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında düzenlenmek istenen büyük bir Ortodoks ayinine izin vermediğini hatırlatan Aşçı, “o dönem yapılan değerlendirmede milli egemenliğin korunmasının esas alındığını” ifade etti.
Aşçı’nın iddiasına göre, Papa 14. Leo’nun ziyaretinin “ekümenik” kavramı üzerinden gündeme getirilmesi Lozan’da belirlenen statüyle çelişebilir. Bu nedenle ziyaretin yalnızca dini bir organizasyon olarak görülmesinin doğru olmadığını vurguladı.
Hükümetin Açıklamalarına Eleştiri
Hükümetin ziyaretle ilgili “turizm odaklı” açıklamalarının yetersiz olduğunu belirten Aşçı, organizasyonun uluslararası anlamda çok daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu ziyaret karşısında daha dikkatli bir diplomatik duruş sergilemesi gerektiğini savunan Aşçı, şu ifadeleri kullandı:
Bu durum sadece bir ziyaret değil; dinler arası diyalog görüntüsü altında yürütülen siyasi bir strateji barındırıyor. Türk milleti ferasetlidir ve bu oyunlara karşı gereken tavrı gösterecektir.”
Tartışmanın Gölgesindeki Büyük Soru
Papa 14. Leo’nun Kasım ayı programı, hem Türkiye’de hem uluslararası arenada dikkatle takip edilmeye devam ediyor. Ziyaretin resmi gündemi dini bir çerçeve sunuyor olsa da, Türkiye’deki siyasi aktörlerin değerlendirmeleri, programın farklı boyutlarının da tartışıldığını gösteriyor.
Okan Aşçı’nın açıklamaları, ziyareti sadece dini bir etkinlik olarak görmeyenlerin bakış açısını öne çıkarırken, diplomatik gündemin de bu tartışma alanının içinde yer aldığını işaret ediyor.
Derin Bakış
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, din, siyaset ve diplomasi arasında kesişen karmaşık bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Peki böylesine simgesel bir ziyaret, Türkiye’nin uluslararası konumlandırmasını ve toplumsal algıyı nasıl etkiler?
Bu tür programlar uzun vadede toplumda hangi tartışmalara kapı aralayabilir sizce?
Daha önceki dış politika analiz haberimiz için










Yorumlar